ANLAŞMAYA GİDEN YOL · BÖLÜM 09
Güvenli ve Dengeli Katılım
Bir arabuluculuk görüşmesinin yapılabiliyor olması, tarafların sürece gerçekten katılabildiği anlamına gelmez.
Taraflardan biri konuşamıyor, teklifi anlayamıyor, özgürce hayır diyemiyor veya güvenliğinden korkuyorsa görünüşte bir toplantı yapılmış olsa bile sağlıklı müzakere ortamı yoktur.
Güvenli ve dengeli katılımın amacı tarafları aynı güce sahipmiş gibi göstermek değildir. Her tarafın:
- Süreci anlayabilmesi,
- Kendi görüşünü açıklayabilmesi,
- Gerekli bilgiye ulaşabilmesi,
- Baskı altında kalmadan karar verebilmesi,
- Güvenli biçimde katılabilmesi gerekir.
Güç farkı her zaman engel değildir
Uyuşmazlıkların çoğunda taraflar bütünüyle eşit imkânlara sahip değildir.
Güç farkı şu kaynaklardan doğabilir:
- Ekonomik imkân,
- Şirket veya kurum büyüklüğü,
- Hukuki bilgi,
- Belgelere erişim,
- Müzakere deneyimi,
- Dil ve eğitim farkı,
- Yaş veya engellilik,
- İş ilişkisi veya hiyerarşi,
- Tarafların kişisel geçmişi,
- Zaman baskısı,
- Diğer tarafa bağımlılık.
Büyük şirket ile tüketici arasındaki kaynak farkı, arabuluculuğu otomatik olarak imkânsız kılmaz. Tercüman, avukat desteği, belge inceleme süresi, ayrı görüşme veya karar yetkilisinin katılımı gibi düzenlemeler farkın etkisini azaltabilir.
Asıl soru, farkın tarafın kendi kararını verme hakkını ortadan kaldırıp kaldırmadığıdır.
Denge ile tarafsızlık birbirine aykırı değildir
Arabulucunun eşitliği gözetmesi, daha az bilgili tarafın avukatı olması anlamına gelmez.
Arabulucu:
- Her tarafa söz hakkı verebilir,
- Teknik terimlerin açıklanmasını isteyebilir,
- Belge incelemek için süre tanıyabilir,
- Bağımsız yardım alma imkânını hatırlatabilir,
- Hakaret ve baskıyı durdurabilir,
- Ayrı görüşme yapabilir,
- Uygun toplantı yöntemini belirleyebilir.
Bu işlemler bir tarafı kayırmak değil, gerçek katılımı korumaktır.
Arabulucu bir tarafın hukuki açığını kapatmak için onun adına savunma yapamaz veya hangi teklifi kabul etmesi gerektiğini söyleyemez.
Serbest karar vermeyi bozan işaretler
Aşağıdaki durumlar dikkat gerektirir:
- Taraf sürekli diğer kişiden izin bekliyorsa,
- Kendi isteğini söylemekten açıkça korkuyorsa,
- Görüşme dışında tehdit aldığını belirtiyorsa,
- Belgeyi okuyamıyor veya içeriğini anlayamıyorsa,
- Ağır ekonomik baskı nedeniyle her koşulu kabul etmek zorunda olduğunu söylüyorsa,
- Diğer taraf konuşmasını sürekli kesiyor veya onun adına cevap veriyorsa,
- Tarafın iletişim aracı başkası tarafından kontrol ediliyorsa,
- Teklifin sonucunu kavramakta belirgin güçlük çekiyorsa,
- İlaç, madde, ağır stres veya sağlık durumu karar yeteneğini etkiliyor görünüyorsa,
- Toplantıya görünmeyen bir kişi talimat veriyorsa.
Bu işaretlerden birinin bulunması otomatik teşhis veya kesin sonuç değildir. Arabulucunun durumu dikkatle değerlendirmesini gerektirir.
Şiddet, tehdit ve baskı
Şiddet yalnızca fiziksel saldırı değildir. Resmî kaynaklarda fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik davranışlar; tehdit, baskı ve özgürlüğün keyfî biçimde engellenmesi de şiddet kapsamında ele alınır.
6325 sayılı Kanun açık bir sınır koyar: Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Bu nedenle aile içi şiddet iddiası, “Ayrı odalarda konuşuruz ve devam ederiz” biçiminde sıradan bir güç dengesizliği gibi ele alınamaz.
Arabulucu şiddetin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin ceza yargılaması yapmaz. Ancak iddianın varlığı arabuluculuğa elverişlilik ve güvenlik bakımından dikkate alınır.
Acil tehlikede öncelik müzakere değildir
Acil tehlike varsa arabuluculuk toplantısı beklenmemelidir. Türkiye’de acil yardım için 112 Acil Çağrı Merkezi aranabilir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmî bilgilendirmesinde ayrıca polis, jandarma, Cumhuriyet başsavcılığı, aile mahkemesi, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, ALO 183 Sosyal Destek Hattı ve sağlık kuruluşları başvuru yerleri arasında sayılır.
Bu kitap acil güvenlik planı veya kişisel hukuki koruma kararı vermez. Tehlike yaşayan kişi yetkili kurumlardan ve uygun hukuk uzmanından doğrudan yardım almalıdır.
Şiddet dışındaki güvenlik kaygıları
Her güvenlik kaygısı aile içi şiddet kapsamında olmayabilir. Ticari ortaklar, komşular, işyeri tarafları veya başka kişiler arasında tehdit ve taciz iddiası bulunabilir.
Bu durumda şu sorular değerlendirilir:
- Uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli mi?
- Taraf aynı ortamda bulunmadan katılabilir mi?
- İletişim yalnızca arabulucu üzerinden mi yürütülmeli?
- Adres ve telefon bilgisi gizli tutulmalı mı?
- Geliş ve ayrılış saatleri ayrılmalı mı?
- Çevrim içi toplantı daha güvenli mi?
- Güvenlik riski sürecin tamamen sona ermesini mi gerektiriyor?
Ayrı oda veya çevrim içi toplantı her riski çözmez. Tehdit sürüyorsa arabuluculuk doğru yöntem olmayabilir.
Erişilebilirlik
Tarafın sürece etkin katılımı için fiziksel ve dijital erişilebilirlik sağlanmalıdır.
İhtiyaçlar şunları içerebilir:
- Tekerlekli sandalye erişimi,
- İşaret dili tercümesi,
- Büyük puntolu veya ekran okuyucuya uygun belge,
- İşitme destek sistemi,
- Sade dil kullanımı,
- Ek okuma ve düşünme süresi,
- Refakatçi veya destek kişisi,
- Yüz yüze yerine çevrim içi katılım,
- Çevrim içi yerine erişilebilir fiziksel ortam.
Erişilebilirlik talebi bir ayrıcalık değildir. Tarafın eşit katılımını sağlar.
Dil ve anlama güçlüğü
Taraf görüşme dilini yeterince bilmiyorsa yalnızca “Genel olarak anladım” demesi yeterli olmayabilir. Özellikle anlaşma belgesinin sonuçlarını doğru anlaması gerekir.
Tercüman:
- Bağımsız ve yeterli olmalı,
- Gizliliği anlamalı,
- Kendi yorumunu eklememeli,
- Taraf adına karar vermemelidir.
Arabulucu tarafın anlayıp anlamadığını yalnızca “Anladınız mı?” sorusuyla ölçmemelidir. Tarafın teklifi veya belgeyi kendi cümleleriyle anlatması daha açıklayıcı olabilir.
Bilgi dengesizliği
Bir taraf bütün hesaplara, sözleşmelere veya teknik verilere sahipken diğeri bunları görmemiş olabilir.
Arabuluculuk mahkeme gibi zorla delil toplamaz. Buna rağmen bilgi yokluğu sağlıklı teklif değerlendirmesini engelleyebilir.
Çözüm seçenekleri:
- Belge listesi oluşturmak,
- Gerekli belgelerin gönüllü paylaşımını konuşmak,
- Hesap için ara vermek,
- Bağımsız uzman kullanmak,
- Teklifi koşula bağlamak,
- Bilgi sağlanamıyorsa anlaşmamak.
Taraf bilmediği bir rakamı sırf toplantıyı bitirmek için kabul etmemelidir.
Zaman baskısı
Gerçek bir kanuni süre, ödeme ihtiyacı veya ticari takvim bulunabilir. Ancak bunlar ile yapay baskı ayrılmalıdır.
Yapay baskı örnekleri:
- Açıklanmayan “son fırsat” iddiası,
- Belgeyi okumaya süre vermemek,
- Avukata danışma isteğini reddetmek,
- Toplantı mekânını kapatma bahanesiyle imzaya zorlamak,
- Arabulucunun kendi dosya süresini tarafın kararının önüne koyması.
Arabuluculuk süresinin sona yaklaşması, tarafın anlamadığı belgeyi imzalaması için gerekçe değildir. Anlaşma sağlanamıyorsa son tutanak düzenlenebilir.
Çevrim içi katılımda özel riskler
Çevrim içi toplantı fiziksel mesafeyi artırarak güvenlik sağlayabilir. Buna karşılık yeni riskler doğurur:
- Ekran dışında baskı yapan kişi,
- Gizli ses veya görüntü kaydı,
- Ortak kullanılan telefon,
- Mesajla verilen talimat,
- Güvenli olmayan internet bağlantısı,
- Toplantı bağlantısının başkasına gönderilmesi,
- Gizli adres veya iletişim bilgisinin ekranda görünmesi.
Arabulucu, katılımcıların yalnız ve serbestçe konuşabildiğini makul yöntemlerle kontrol etmelidir. Taraf özel görüşme istiyorsa diğer kişinin gerçekten bağlantıdan ayrıldığı teyit edilmelidir.
Destek ve bağımsız yardım
Güç veya bilgi farkı bulunan taraf için şu destekler değerlendirilebilir:
- Kendi avukatı,
- Tercüman,
- Teknik uzman,
- Mali müşavir,
- Erişilebilirlik desteği,
- Uygun destek kişisi,
- Sağlık veya psikososyal destek.
Destek kişisi taraf adına karar vermez. Uzman da arabulucunun veya tarafın yerine geçmez. Her rol açıkça tanımlanmalıdır.
Arabulucu ne zaman ara vermeli veya bitirmelidir?
Türkiye Arabulucular Etik Kuralları, taraflardan biri süreci veya seçenekleri kavramakta güçlük çekiyorsa arabulucunun gerekli değişiklikleri önermesini; gerekirse arabuluculuğu bitirmesini öngörür.
Arabulucu şu durumlarda ara verme, erteleme, çekilme veya bitirme seçeneklerini değerlendirmelidir:
- Taraf özgürce karar veremiyorsa,
- Güvenlik sağlanamıyorsa,
- Katılımcı davranışı sürece ciddi zarar veriyorsa,
- Tarafın anlama güçlüğü uygun destekle giderilemiyorsa,
- Uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli değilse,
- Süreç suç işlemek amacıyla kullanılıyorsa,
- Tarafsızlık sürdürülemiyorsa.
Anlaşma çıkmaması başarısızlık değildir. Güvenli olmayan bir anlaşmayı zorlamak, sürecin temel ilkelerine aykırıdır.
Kurgusal örnek: Görünmeyen yönetici
Bu olay kurgusaldır. Gerçek kişi veya dosyaya dayanmaz.
Bir çalışan, eski işvereniyle çevrim içi arabuluculuk toplantısına katılır. İşveren adına insan kaynakları yöneticisi ekrandadır. Çalışan her teklif sunduğunda yönetici kamerayı kapatıp birinden mesaj almaktadır.
Arabulucu, karar yetkilisinin kim olduğunu ve odada başka kişi bulunup bulunmadığını sorar. Şirket müdürünün ekran dışında toplantıyı dinlediği anlaşılır.
Katılımcılar ve roller açıkça belirlenir. Şirket müdürü toplantıya görünür biçimde dâhil olur; gizlilik kuralı kendisine açıklanır. Çalışana da avukatıyla özel görüşme için ara verilir.
Sorun yalnızca teknolojik değildir. Görünmeyen kişinin varlığı, şeffaf katılımı ve güveni bozmuştur.
Sık yapılan hatalar
“Taraf toplantıya geldiyse özgürce karar veriyor demektir”
Yanlış. Fiziksel veya çevrim içi varlık, serbest iradeyi tek başına göstermez.
“Güçlü tarafla zayıf taraf arasında arabuluculuk yapılamaz”
Her zaman doğru değildir. Önemli olan farkın gerçek katılım ve karar hakkına etkisidir. Bazı farklar uygun düzenlemelerle azaltılabilir.
“Ayrı odalar bütün güvenlik sorunlarını çözer”
Yanlış. Aile içi şiddet iddiası kanunen açık elverişsizlik nedenidir; diğer ciddi tehditlerde de ayrı oda yeterli olmayabilir.
“Avukat varsa baskı olamaz”
Yanlış. Avukat desteği önemli olabilir; fakat bütün güvenlik, bağımlılık veya tehdit sorunlarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
“Anlaşma çıkması güvenliğin sağlandığını gösterir”
Yanlış. Baskı altında verilen kabul de görünüşte anlaşma oluşturabilir.
Güvenli katılım kontrol listesi
- Kendi kararımı korkmadan verebiliyorum.
- Hayır dediğimde tehdit veya yaptırım korkusu yaşamıyorum.
- Süreci ve teklifleri anlayabiliyorum.
- Gerekli belgelere ve hesaplara erişimim var.
- Avukat, tercüman veya uzman ihtiyacımı değerlendirdim.
- Toplantı ortamı fiziksel ve dijital olarak güvenli.
- Ekran dışında veya odada açıklanmamış kişi bulunmuyor.
- Gizli iletişim ve adres bilgilerim korunuyor.
- Belgeyi incelemek için yeterli sürem var.
- Güvenli katılım mümkün değilse sürecin durdurulabileceğini biliyorum.
Kısa sorular
Karşı tarafla aynı odada bulunmak zorunda mıyım?
Hayır. Ayrı görüşme veya uygun çevrim içi yöntem değerlendirilebilir. Ancak güvenlik riski ciddi ise yalnızca oda düzenini değiştirmek yeterli olmayabilir.
Arabulucu taraflar arasındaki güç farkını gidermek zorunda mı?
Arabulucu tarafların ekonomik veya kurumsal gücünü eşitleyemez. Eşit hakları ve gerçek katılım imkânını gözetir; gerekli süreç düzenlemelerini yapar.
Aile içi şiddet iddiası varsa arabuluculuk devam eder mi?
Hayır. 6325 sayılı Kanun, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığını açıkça düzenler.
Teklifi anlayamıyorsam ne yapmalıyım?
Ara isteyin; teklifin yazılı ve sade biçimde açıklanmasını talep edin. Gerekirse bağımsız hukuki, mali veya teknik yardım alın. Anlamadığınız belgeyi imzalamayın.
Mevzuat ve güncellik notu
Bu bölüm hazırlanırken 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun kapsam, iradilik, eşitlik ve tarafsızlık hükümleri; Türkiye Arabulucular Etik Kuralları ve 6284 sayılı Kanun çerçevesindeki resmî destek bilgileri kontrol edilmiştir. Acil ve destek başvuru bilgileri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 24 Haziran 2026 tarihli güncel bilgilendirme sayfasından doğrulanmıştır.
Son kontrol: 6 Ağustos 2026 Uyarı: Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; kişiye özgü hukuki danışmanlık veya acil güvenlik hizmeti değildir.
Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi değildir. Süre, temsil, yüksek tutar, taşınmaz veya hak kaybı riski bulunan durumlarda kişiye özgü hukuki yardım değerlendirilmelidir.