ANLAŞMAYA GİDEN YOL · BÖLÜM 03
Hangi Uyuşmazlıklar Arabuluculuğa Elverişlidir?
Arabuluculuğa başvurulabilecek alan geniştir; fakat sınırsız değildir. Bir konunun taraflar arasında tartışılıyor olması, o konunun tamamı hakkında geçerli bir arabuluculuk anlaşması yapılabileceği anlamına gelmez.
Kanunun temel ölçütü şudur: Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir iş veya işlemden doğmalıdır.
Bu ölçüt ilk bakışta teknik görünebilir. Sadeleştirildiğinde şu soruya dönüşür:
Taraflar, mahkemenin kurucu bir kararına ihtiyaç olmadan bu konu hakkında kendi iradeleriyle geçerli bir sonuç oluşturabilir mi?
Bu soruya cevap verirken yalnızca uyuşmazlığın adına bakılmaz. Tarafların kim olduğu, ne talep edildiği, sonucun üçüncü kişileri etkileyip etkilemediği ve özel kanunların ne söylediği birlikte incelenir.
“Elverişli” ne demektir?
Bir uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması, o uyuşmazlığın arabuluculukta ele alınmasına hukuken izin verilmesi demektir.
Elverişlilik şu anlama gelmez:
- Tarafların mutlaka anlaşacağı,
- Arabuluculuğun o olayda en iyi seçenek olduğu,
- Her türlü anlaşma maddesinin geçerli olacağı,
- Arabulucunun bütün sorunları çözebileceği,
- Dava veya başka hukuki yolun gereksiz olduğu.
Hukuken elverişli bir uyuşmazlık, uygulamada arabuluculuğa uygun olmayabilir. Örneğin taraflardan biri ciddi tehdit altındaysa, karar verecek bilgiye sahip değilse veya acil geçici koruma gerekiyorsa sürecin güvenliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Tersi de mümkündür: Taraflar konuşmaya çok istekli olabilir; fakat istedikleri hukuki sonuç yalnızca mahkeme kararıyla doğuyorsa o sonucu arabuluculuk anlaşmasıyla oluşturamazlar.
Uyuşmazlığın adı değil, talebin içeriği önemlidir
“Aile uyuşmazlığı”, “iş uyuşmazlığı” veya “taşınmaz uyuşmazlığı” gibi geniş etiketler tek başına yeterli değildir.
Örneğin aile hukukunda boşanma kararı ile eşler arasındaki bazı malvarlığı talepleri aynı hukuki nitelikte değildir. Boşanma, mahkeme kararı gerektirir. Malvarlığına ilişkin belirli bir talep ise koşullarına göre tarafların üzerinde tasarruf edebileceği alanda bulunabilir. Buna karşılık aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar kanun gereği arabuluculuğa elverişli değildir.
Taşınmaz alanında da eski ve genel bilgiler yanıltıcı olabilir. 6325 sayılı Kanun’un 17/B maddesi, taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olduğunu açıkça düzenler. Ancak bu, sıradan bir ödeme anlaşması gibi işlem yapılabileceği anlamına gelmez. Özel usul, kanuni sınırlamalar ve zorunlu icra edilebilirlik incelemesi vardır.
Doğru soru “Bu alan arabuluculuğa uygun mu?” değil, şudur:
Bu taraflar, tam olarak bu talep ve bu sonuç hakkında geçerli bir anlaşma yapabilir mi?
Beş aşamalı elverişlilik testi
Uyuşmazlık özel hukuk ilişkisine mi dayanıyor?
Arabuluculuk Kanunu özel hukuk uyuşmazlıklarını kapsar. Ceza yargılamasında suçun işlenip işlenmediğine karar verilmesi, idari işlemin hukuka uygunluğunun idari yargıda denetlenmesi veya vergi cezasının kaldırılması gibi konular aynı kapsamda değildir.
Bir olayın birden fazla yönü olabilir. Bir eylem ceza soruşturmasına konu olurken aynı olaydan doğan, üzerinde tasarruf edilebilir bir tazminat talebi ayrıca gündeme gelebilir. Bu durumda süreçlerin kapsamı birbirine karıştırılmamalıdır.
Taraflar talep üzerinde serbestçe karar verebilir mi?
Taraflar talebi kabul edebiliyor, talebinden vazgeçebiliyor veya sulh yoluyla belirleyebiliyorsa arabuluculuğa elverişlilik ihtimali güçlenir.
Ancak emredici kurallar bu serbestliği sınırlayabilir. Bir kişinin “kabul ediyorum” demesi, kanunun yasakladığı veya geçerlilik şartına bağladığı bir sonucu tek başına mümkün kılmaz.
İstenen sonuç yalnızca hâkim veya başka bir makam kararıyla mı doğabilir?
Boşanma, velayet hakkında karar verilmesi veya nüfus kaydının düzeltilmesi gibi bazı sonuçlar tarafların özel anlaşmasıyla kurulamaz. Tarafların aynı görüşte olması, yetkili makamın kararını gereksiz hâle getirmez.
Arabulucu, yalnızca hâkim tarafından kullanılabilecek yargısal yetkileri kullanamaz.
Anlaşma üçüncü kişilerin veya kamunun haklarını etkiliyor mu?
Taraflar yalnızca kendi hakları üzerinde karar verebilir. Görüşmede bulunmayan bir kişinin borcunu ortadan kaldıramaz, mülkiyetini devredemez veya hakkını sınırlandıramazlar.
Şirket ortaklığı, miras, paylı mülkiyet ve çok taraflı sözleşmelerde bütün gerekli kişilerin belirlenmesi bu nedenle önemlidir.
Özel kanunda yasak, şart veya özel usul var mı?
Genel elverişlilik yeterli olmayabilir. Taşınmaz devri, tarım arazileri, işçilik hakları, tüketici işlemleri veya kamu idaresinin taraf olduğu uyuşmazlıklarda özel hükümler bulunabilir.
Elverişlilik incelemesi “anlaşabiliriz” düşüncesiyle bitmez. Anlaşmanın nasıl kurulacağı ve uygulanacağı da incelenir.
Genellikle arabuluculukta ele alınabilen uyuşmazlıklar
Aşağıdaki örnekler, somut olay ve özel hükümler ayrıca değerlendirilmek şartıyla arabuluculuğa elverişli olabilecek başlıca alanları gösterir:
- Sözleşmeden doğan para alacakları,
- Mal veya hizmetin ayıplı olduğu iddiaları,
- Ticari alacak ve tazminat talepleri,
- İşçi veya işveren alacak ve tazminat talepleri,
- İşe iade talepleri,
- Kira bedeli, kira tespiti, uyarlama ve tahliye bağlantılı uyuşmazlıklar,
- Kat mülkiyeti ve ortak alan kullanımı uyuşmazlıkları,
- Komşuluk hukukundan kaynaklanan özel hukuk talepleri,
- Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması,
- Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları,
- Tüketici işlemlerinden doğan uygun talepler,
- Eser, satış, hizmet, vekâlet ve benzeri sözleşme uyuşmazlıkları,
- Fikrî haklara ilişkin üzerinde tasarruf edilebilir talepler,
- Taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar.
Bu liste “her olayda elverişlidir” listesi değildir. Örneğin bir işçilik talebi arabuluculukta görüşülebilir; fakat tarafların emredici hukuk kurallarına aykırı bir sonuç kararlaştırması geçerli hâle gelmez.
Arabuluculuğa elverişli olmayan veya özel dikkat gerektiren alanlar
Aile içi şiddet iddiası
6325 sayılı Kanun açık hüküm içerir: Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Burada kitabın yapacağı şey, şiddet iddiasının doğruluğu hakkında karar vermek değildir. Böyle bir iddia bulunduğunda güvenlik ve yetkili kurumlara erişim öncelik kazanır. Tarafların aynı odada veya aynı çevrim içi toplantıda buluşturulması olağan bir müzakere meselesi gibi ele alınmamalıdır.
Boşanma ve velayet
Boşanma kararı mahkeme tarafından verilir. Çocuğun velayeti ve çocuğu doğrudan ilgilendiren konular, yalnızca yetişkinlerin özel anlaşmasına indirgenemez.
Aile ilişkisi içinde bazı malvarlığı taleplerinin arabuluculuğa elverişli olabilmesi, boşanmanın veya velayetin arabuluculukla karara bağlanabileceği anlamına gelmez. Bu alanda her talep ayrı incelenmelidir.
Ceza sorumluluğu
Arabulucu bir kişinin suçlu olup olmadığına karar vermez. Ceza uzlaştırması ayrı kurallara tabidir. Tarafların özel hukuk alanındaki tazminat veya ödeme görüşmeleri, ceza muhakemesindeki sonuçlarla aynı şey değildir.
İdari ve vergisel işlemler
Bir idari işlemin iptali veya vergi cezasının kaldırılması gibi talepler, hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuğun genel kapsamı içinde değerlendirilmez. Kamu kurumunun bir özel hukuk sözleşmesinin tarafı olduğu durumlar ise farklı olabilir ve özel temsil hükümleri gerektirebilir.
Üçüncü kişilerin hakları
İki paydaş, diğer paydaşları yok sayarak taşınmazın tamamı hakkında sonuç oluşturamaz. Bir şirket çalışanı, yetkisi olmadan şirketi borç altına sokamaz. Mirasçılardan bazıları, diğer mirasçıların paylarını ortadan kaldıramaz.
Anlaşmanın etkileyeceği herkesin taraf olması gerekip gerekmediği, imzadan önce belirlenmelidir.
Taşınmaz uyuşmazlıklarında yeni ve özel çerçeve
Taşınmazın devrine veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar kanunen arabuluculuğa elverişlidir. Bu açık düzenleme 2023 yılında 6325 sayılı Kanun’a eklenmiştir.
Fakat bu alan özel güvenlik kuralları içerir:
- Taraflar isterse, yazılı kararları ve arabulucunun tutanağıyla arabuluculuk süresiyle sınırlı bir tapu şerhi istenebilir.
- Şerhin süresi kanunda sınırlandırılmıştır.
- Anlaşma belgesi, taşınmaz devri veya ayni hak kurulmasına ilişkin bütün kanuni sınırlama ve usulleri gözetmelidir.
- Anlaşma belgesi için icra edilebilirlik şerhi alınması zorunludur.
- İnceleme, taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesince yapılır.
Bu nedenle “Taraflar anlaştı, iki imza yeter” yaklaşımı yanlıştır.
Tarım arazileri
Tarım arazilerinde ayrıca özel kanuni sınırlamalar bulunabilir. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı, 25 Nisan 2025 tarihli duyurusunda tarım arazilerinin devrini içeren bazı anlaşma belgelerinde ilgili kanunlardaki sınırlamaların dikkate alınmadığı yönünde bildirim aldığını açıklamış ve 3083 ile 5403 sayılı kanunlara dikkat çekmiştir.
Bu somut uyarı, genel elverişlilik ile geçerli anlaşma arasındaki farkı gösterir. Bir uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması, yapılmak istenen her devrin kanuna uygun olduğu anlamına gelmez.
Emredici kurallar anlaşmayla kaldırılamaz
Tarafların anlaşma özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlük sınırsız değildir.
Örneğin taraflar:
- Kanunun açıkça yasakladığı bir işi geçerli hâle getiremez,
- Gerekli şekil veya makam denetimini anlaşmayla kaldıramaz,
- Toplantıda bulunmayan üçüncü kişinin hakkını sona erdiremez,
- Arabulucuya hâkimin yargısal yetkisini veremez,
- Kamu düzenine ve emredici kurallara aykırı sonucu yalnızca “anlaştık” diyerek geçerli kılamaz.
Anlaşma belgesinin açık ve karşılıklı iradeye dayanması önemlidir; fakat tek başına yeterli değildir. Konu, şekil, yetki ve uygulanabilirlik de hukuka uygun olmalıdır.
Elverişlilik ile dava şartını karıştırmayın
Bir uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olması, dava açmadan önce arabulucuya başvurmanın zorunlu olduğu anlamına gelmez.
Üç farklı durum vardır:
- Uyuşmazlık arabuluculuğa elverişlidir ve başvuru isteğe bağlıdır.
- Uyuşmazlık arabuluculuğa elverişlidir ve özel kanun dava öncesi başvuruyu zorunlu kılar.
- Uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli değildir; tarafların istemesi bunu değiştirmez.
Bu ayrım 4. bölümde ayrıntılı açıklanacaktır.
Kısmen elverişli uyuşmazlıklar
Tek bir olayda birden fazla talep bulunabilir. Bunların bazıları arabuluculuğa elverişli, bazıları elverişsiz olabilir.
Örneğin bir aile uyuşmazlığında boşanma kararı mahkeme gerektirirken, tarafların üzerinde tasarruf edebildiği belirli bir malvarlığı talebi farklı değerlendirilebilir. Bir ticari uyuşmazlıkta taraflar ödeme planını görüşebilir; fakat üçüncü kişiye ait teminatı o kişinin katılımı olmadan değiştiremez.
Böyle bir durumda elverişli ve elverişsiz konuların açıkça ayrılması gerekir. Son tutanak ve anlaşma belgesi, arabulucunun yetkisini aşan bir sonuç varmış izlenimi yaratmamalıdır.
Arabuluculuğa uygunluk: Hukuk dışında pratik değerlendirme
Bir uyuşmazlık hukuken elverişli olsa bile şu koşullar süreci zorlaştırabilir:
- Taraflardan biri kendi kararını serbestçe veremiyorsa,
- Tehdit, baskı veya ciddi güvenlik riski varsa,
- Acil tedbir veya delil koruması gerekiyorsa,
- Taraflardan biri gerekli bilgi ve belgelere ulaşamıyorsa,
- Karar yetkisi olan kişiler toplantıda bulunmuyorsa,
- Uyuşmazlık yalnızca geciktirme amacıyla arabuluculuğa taşınmışsa,
- Taraflardan biri görüşmenin ne olduğunu anlayamıyorsa,
- Ciddi iletişim veya erişilebilirlik engeli giderilmiyorsa.
Bu durumların bazıları uygun düzenlemelerle aşılabilir: ayrı görüşme, çevrim içi katılım, tercüman, erişilebilir belge, avukat desteği veya karar yetkilisinin toplantıya alınması gibi.
Bazı durumlarda ise sürecin başlamaması veya sona erdirilmesi daha güvenlidir.
Kurgusal örnek: Aynı dosyada üç farklı konu
Bu olay kurgusaldır. Gerçek kişi veya dosyaya dayanmaz.
Üç kardeş, annelerinden kalan iki taşınmazın kullanımı konusunda anlaşamamaktadır. Kardeşlerden biri bir dairede oturmakta, diğeri kira geliri istemekte, üçüncüsü taşınmazların satılmasını istemektedir.
Uyuşmazlık “miras” başlığı taşısa da tek bir talepten oluşmaz. Kullanım bedeli, geçmiş gelirler, paylaştırma ve satış seçenekleri ayrı ayrı incelenmelidir. Bütün hak sahiplerinin belirlenmesi gerekir. Tapu kayıtları, mirasçılık durumu ve temsil yetkileri görülmeden anlaşma kurulması risklidir.
Taraflar gelir paylaşımı ve taşınmazların geleceği hakkında çözüm seçenekleri geliştirebilir. Ancak bir taşınmazın devrini içeren anlaşmada 6325 sayılı Kanun’un 17/B maddesindeki özel usul uygulanmalıdır. Taraflar, tapuda hak sahibi olmayan başka bir kişinin hakkı hakkında karar veremez.
Bu örnek, geniş bir uyuşmazlık etiketinin neden yeterli olmadığını gösterir.
Sık yapılan hatalar
“Özel hukuk konusuysa mutlaka elverişlidir”
Yanlış. Tarafların talep üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesi gerekir. Hâkim kararı, üçüncü kişi hakkı veya özel kanuni sınırlama bulunabilir.
“Dava şartı değilse arabuluculuk yapılamaz”
Yanlış. Dava şartı olmayan fakat tarafların isteğiyle arabuluculuğa götürülebilen çok sayıda uyuşmazlık vardır.
“Taşınmaz devri arabuluculukta mümkün değildir”
Güncel kanun karşısında bu genel ifade yanlıştır. Taşınmaz devri ve sınırlı ayni hak uyuşmazlıkları elverişlidir; fakat özel usul ve zorunlu mahkeme incelemesi vardır.
“Tarafların anlaşması hukuki engelleri kaldırır”
Yanlış. Anlaşma, emredici kurala, üçüncü kişinin hakkına veya gerekli usule aykırılığı ortadan kaldırmaz.
“Aileyle ilgili hiçbir konu arabuluculukta konuşulamaz”
Bu kadar geniş bir cümle doğru değildir. Talebin niteliği ayrı incelenmelidir. Ancak boşanma ve velayet gibi hâkim kararı gerektiren sonuçlarla aile içi şiddet iddiası konusunda açık sınırlar vardır.
Elverişlilik ön kontrol listesi
- Talebi açık ve ayrı kalemler hâlinde yazdım.
- İstenen sonucun özel hukuk alanında olup olmadığını kontrol ettim.
- Tarafların bu sonuç hakkında serbestçe anlaşabilip anlaşamayacağını değerlendirdim.
- Yalnızca mahkeme veya başka makam kararıyla doğabilecek sonuçları ayırdım.
- Anlaşmadan etkilenecek bütün kişileri belirledim.
- Temsil ve imza yetkilerini kontrol ettim.
- Özel kanun, şekil veya kurum izni bulunup bulunmadığını araştırdım.
- Şiddet, tehdit veya serbest karar vermeyi engelleyen baskı ihtimalini değerlendirdim.
- Acil tedbir ve işleyen süreleri ayrıca kontrol ettim.
- Elverişlilik ile dava şartını birbirine karıştırmadım.
Kısa sorular
Arabulucu uyuşmazlığın elverişli olmadığına karar verebilir mi?
Arabuluculuk faaliyetinin yürütülebilmesi için elverişlilik kontrol edilir. Uyuşmazlığın elverişli olmadığının tespit edilmesi, faaliyetin sona erme nedenlerinden biridir. Karmaşık durumlarda tarafların bağımsız hukuki yardım alması gerekebilir.
Taraflar isterse boşanma kararını arabulucu verebilir mi?
Hayır. Arabulucu boşanma kararı veremez. Boşanma mahkeme kararı gerektirir.
Taşınmazı arabuluculuk anlaşmasıyla devredebilir miyiz?
Taşınmaz devrine ilişkin uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişlidir. Ancak anlaşma özel kanuni sınırlamalara ve usule uygun kurulmalı; 6325 sayılı Kanun’un 17/B maddesi gereğince icra edilebilirlik şerhi alınmalıdır. Somut taşınmaz bakımından tapu, yetki ve özel sınırlamalar incelenmeden işlem yapılmamalıdır.
Arabuluculuğa elverişli olmayan bir konuda imza atılırsa ne olur?
İmza, elverişsiz bir konuyu kendiliğinden elverişli hâle getirmez. Belgenin geçerliliği ve etkisi somut içeriğe göre ayrıca değerlendirilir.
Mevzuat ve güncellik notu
Bu bölüm hazırlanırken 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun kapsamı düzenleyen 1. maddesi, faaliyetin yürütülmesi ve sona ermesine ilişkin 15 ve 17. maddeleri, taşınmaz devri ve sınırlı ayni hak uyuşmazlıklarına ilişkin 17/B maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği kontrol edilmiştir. Tarım arazileri uyarısı için Arabuluculuk Daire Başkanlığının 25 Nisan 2025 tarihli resmî duyurusu dikkate alınmıştır.
Son kontrol: 6 Ağustos 2026 Uyarı: Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; kişiye özgü hukuki danışmanlık değildir.
Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık veya sonuç garantisi değildir. Süre, temsil, yüksek tutar, taşınmaz veya hak kaybı riski bulunan durumlarda kişiye özgü hukuki yardım değerlendirilmelidir.