StarkMediationHerkes için arabuluculuk
Stark uygulaması
Menü

ANLAŞMAYA GİDEN YOL · BÖLÜM 04

İhtiyari ve Dava Şartı Arabuluculuk

Hukuki içerik son kontrolü8 Ağustos 2026

Türkiye’de arabuluculuk iki ana yoldan başlar: Taraflar kendi istekleriyle arabuluculuğu seçebilir veya kanun, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı hâline getirmiş olabilir.

Bu ayrım önemlidir. Yanlış değerlendirme, gereksiz başvuruya veya daha ciddi biçimde davanın usulden reddedilmesine yol açabilir.

En temel kural şudur:

Dava şartı, anlaşma şartı değildir.

Kanun bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk yolunun denenmesini ister. Tarafları anlaşmaya, teklif vermeye veya teklifi kabul etmeye zorlamaz.

İhtiyari arabuluculuk nedir?

İhtiyari arabuluculuk, kanun dava öncesinde başvuruyu zorunlu kılmadığı hâlde tarafların arabuluculuğu tercih etmesidir.

Taraflar:

  • Uyuşmazlık çıkmadan önce sözleşmeye arabuluculuk hükmü koyabilir,
  • Uyuşmazlık çıktıktan sonra birlikte arabulucu seçebilir,
  • Taraflardan birinin daveti üzerine süreci başlatabilir,
  • Dava devam ederken arabuluculuğu deneyebilir.

Taraflardan biri diğerine arabuluculuk teklif edebilir. Aksi kararlaştırılmamışsa, bu teklife otuz gün içinde olumlu cevap verilmemesi teklifin reddedildiği anlamına gelir.

İhtiyari başvuruda arabulucu kural olarak taraflarca seçilir. Taraflar sürecin nerede, hangi yöntemle ve hangi takvimle yürütüleceğini emredici kurallara aykırı olmamak şartıyla kararlaştırabilir.

Neden ihtiyari arabuluculuk seçilir?

  • Ticari veya kişisel ilişkiyi korumak,
  • Dava açılmadan önce seçenekleri görmek,
  • Para dışında çözüm geliştirmek,
  • Belirsizliği azaltmak,
  • Gizli bir müzakere ortamı kurmak,
  • Dava sürerken kısmi veya tam çözüm aramak,
  • Birden fazla bağlantılı uyuşmazlığı birlikte ele almak.

İhtiyari olması, hazırlıksız girilmesi gerektiği anlamına gelmez. Süre, yetki, ücret, temsil ve anlaşma belgesinin etkisi yine önemlidir.

Dava şartı arabuluculuk nedir?

Bir kanun belirli dava türlerinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını arıyorsa bu bir dava şartıdır.

Başvuru yapılmadan doğrudan dava açılırsa mahkeme, dava şartı yokluğu nedeniyle davayı usulden reddeder. Bu ret, uyuşmazlığın esasının incelenip talebin haksız bulunduğu anlamına gelmez. Usul şartının yerine getirilmemesi nedeniyle verilen bir karardır.

Dava şartı sürecinde:

  • Başvuru genellikle arabuluculuk bürosuna yapılır,
  • Arabulucu büro tarafından listeden belirlenir,
  • Taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o kişi görevlendirilebilir,
  • Arabulucu tarafları bilgilendirir ve toplantıya davet eder,
  • Süreç anlaşma, anlaşamama, ulaşılamama veya toplantı yapılamaması gibi sonuçlarla sona erebilir,
  • Sonuç son tutanakla belgelenir.

“Zorunlu arabuluculuk” ifadesinin sınırı

Gündelik dilde dava şartı arabuluculuğa sıkça “zorunlu arabuluculuk” denir. Bu ifade kısa olmakla birlikte yanlış anlaşılmaya açıktır.

Zorunlu olan, kanunun kapsadığı davayı açmadan önce başvuru yapılmasıdır. Zorunlu olmayanlar şunlardır:

  • Anlaşmak,
  • Belirli bir teklif vermek,
  • Haktan vazgeçmek,
  • Arabulucunun önerisini kabul etmek,
  • Karşı tarafın talebini haklı bulmak.

Bu kitapta hukuki anlamı daha doğru yansıttığı için ana terim olarak dava şartı arabuluculuk kullanılacaktır.

Başlıca dava şartı alanları

Dava şartının bulunup bulunmadığı yalnızca aşağıdaki özet tabloya bakılarak belirlenmemelidir. Talep türü, istisna, görevli mahkeme ve özel kanun birlikte incelenir.

AlanGenel kapsamÖnemli ilk ayrım
İş uyuşmazlıklarıİşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleriİş kazası ve meslek hastalığından doğan belirli davalar kapsam dışıdır
Ticari uyuşmazlıklarKanunda sayılan ticari davalarda belirli alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat talepleriHer ticari uyuşmazlık otomatik olarak kapsamda değildir
Tüketici uyuşmazlıklarıTüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıkların önemli bölümüHakem heyeti kapsamı ve kanuni istisnalar ayrılmalıdır
Kira uyuşmazlıklarıKira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarİlamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin özel hükümler istisnadır
Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesiTaşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesiBütün ilgililerin belirlenmesi önemlidir
Kat mülkiyetiKat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarTaraf ve karar yetkisi ayrıca kontrol edilir
Komşuluk hukukuKomşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklarTalebin özel hukuk niteliği incelenir

İş uyuşmazlıkları

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Örnek olarak ücret, fazla çalışma, yıllık izin ücreti, kıdem veya ihbar tazminatı gibi talepler gündeme gelebilir. Ancak her iş bağlantılı dava aynı kapsamda değildir.

Kanun, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarını bu dava şartının dışında bırakır.

İşe iade taleplerinde özel ve kısa süreler bulunur. Asıl işveren–alt işveren ilişkisi varsa anlaşmanın kurulması için özel katılım ve irade şartları vardır. Bu nedenle iş uyuşmazlığı bölümünde yalnızca genel arabuluculuk kurallarına dayanılmayacaktır.

Ticari uyuşmazlıklar

Bir uyuşmazlığın şirketler arasında olması, tek başına dava şartı bulunduğunu göstermez. Önce uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu anlamında ticari dava niteliği incelenir. Ardından talep türünün dava şartı kapsamına girip girmediği belirlenir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesindeki sistem, başlangıçta konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için kurulmuştur. 7445 sayılı Kanun’la, belirli ticari uyuşmazlıklardaki itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da açıkça kapsama alınmıştır.

Bu kavramlar sade biçimde şöyle açıklanabilir:

  • İtirazın iptali: Borçlunun icra takibine itirazından sonra alacaklının itirazın etkisini ortadan kaldırmak için açtığı dava.
  • Menfi tespit: Bir borcun bulunmadığının belirlenmesi talebi.
  • İstirdat: Borçlu olunmadığı hâlde icra baskısı altında ödendiği ileri sürülen paranın geri alınması talebi.

Bu kısa açıklamalar, somut davanın niteliğini belirlemek için yeterli değildir. Özellikle ticari dava, tüketici işlemi ve adi iş ayrımı profesyonel inceleme gerektirebilir.

Tüketici uyuşmazlıkları

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda, kanundaki istisnalar dışında dava açmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır.

Ancak tüketici uyuşmazlıklarında önce şu ayrım yapılır:

  1. Uyuşmazlık tüketici hakem heyetine mi götürülmelidir?
  2. Doğrudan tüketici mahkemesinin görev alanında mıdır?
  3. Kanunda arabuluculuk bakımından bir istisna var mıdır?

Tüketici hakem heyeti parasal sınırları yıllık olarak değişebilir. Bu nedenle sabit bir tutar kitabın kalıcı ana metnine yazılmayacak; ilgili yılın resmî tebliğinden doğrulanan güncellenebilir tabloda gösterilecektir.

Kanun tüketiciyi koruyan özel ücret ve toplantıya katılmama hükümleri de içerir. Bunlar genel dava şartı kurallarının tüketici aleyhine aynen uygulanacağı varsayımıyla açıklanamaz.

Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk

6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi uyarınca aşağıdaki uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır:

  • Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler hariç olmak üzere kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar,
  • Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.

Bu hükümler 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yürürlük tarihinde zaten mahkemelerde görülmekte olan davalar için geçiş hükmü vardır.

Kira istisnasını doğru okuyun

“Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu” cümlesi tek başına eksiktir. Kanun, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri ayrıca istisna tutar.

Kira alacağı, kira tespiti, uyarlama, sözleşmeye aykırılık veya tahliye talebinin hangi hukuki yolla ileri sürüldüğü sonucu değiştirebilir. Talebin adı kadar seçilen takip veya dava yolu da önemlidir.

Dava şartı olup olmadığını kim kontrol etmeli?

Başvuran kişi ilk değerlendirmeyi yapabilir; fakat karmaşık dosyada yalnızca internet aramasıyla karar vermek risklidir.

Şu konular özellikle hukuki inceleme gerektirebilir:

  • Birden fazla talebin birlikte ileri sürülmesi,
  • Taleplerden yalnızca bazılarının dava şartına tabi olması,
  • Ticari dava–tüketici uyuşmazlığı ayrımı,
  • İş kazası veya meslek hastalığı bağlantısı,
  • Tahkim şartı veya başka zorunlu alternatif çözüm yolu,
  • İcra takibiyle bağlantılı menfi tespit veya istirdat talebi,
  • Dava devam ederken yeni talep ileri sürülmesi,
  • Geçiş hükümleri.

Kanun, özel kanunda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğu varsa ya da tahkim sözleşmesi bulunuyorsa dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Bu nedenle sözleşmelerdeki uyuşmazlık çözüm maddeleri görülmeden kesin sonuç verilmemelidir.

Dava şartı başvurusu nasıl işler?

Genel sistem şu adımlardan oluşur:

  1. Uyuşmazlığın dava şartı kapsamında olup olmadığı belirlenir.
  2. Yetkili arabuluculuk bürosuna başvuru yapılır.
  3. Büro arabulucuyu görevlendirir.
  4. Arabulucu iletişim bilgilerini kullanarak tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder.
  5. Taraflar görüşür veya toplantı yapılamamasının nedeni belirlenir.
  6. Süreç son tutanakla tamamlanır.
  7. Anlaşma yoksa ve dava açılacaksa son tutanak dava dosyasında kullanılır.

Başvuru yeri, yetki itirazı, süre ve görevlendirme ayrıntıları uyuşmazlık türüne göre değişebilir. Süreç 11. ve 12. bölümlerde adım adım anlatılacaktır.

Son tutanak neden önemlidir?

Dava şartı süreçte anlaşma sağlanamazsa davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine ekler.

Belge eklenmemişse mahkeme, kanundaki usulle tamamlanması için kesin süre verir. Buna karşılık hiç arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret gündeme gelir.

Son tutanakta uyuşmazlığın kapsamının eksik veya yanlış gösterilmesi, daha sonra hangi talepler bakımından dava şartının yerine getirildiği tartışmasına yol açabilir. Başvuru konusu ve talepler baştan dikkatle belirlenmelidir.

Süreler üzerindeki genel etki

Dava şartı arabuluculukta arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

Bu kural önemli olmakla birlikte şu yanlış sonuca götürmemelidir:

“Başvuru yaptım; artık hiçbir süreyi takip etmem gerekmiyor.”

İcra takibi, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, özel dava süresi veya işe iade gibi alanlarda ek hükümler olabilir. Başlangıç ve bitiş tarihleri belgeyle takip edilmelidir.

İlk toplantıya katılmama meselesi

Dava şartı sisteminde ilk toplantıya geçerli mazeret olmadan katılmamaya kanun çeşitli mali sonuçlar bağlamıştır. Bununla birlikte bu alan Anayasa Mahkemesi kararlarına ve mevzuat değişikliklerine konu olmuştur.

Bu nedenle eski internet yazılarındaki “Katılmayan taraf davada haklı çıksa bile her durumda bütün giderleri öder” biçimindeki kesin cümlelere güvenilmemelidir. Uyuşmazlık türü, tüketiciye özgü koruma, kararın yürürlüğü ve toplantı tarihi dikkate alınarak güncel hüküm ayrıca kontrol edilmelidir.

Güvenli pratik şudur: Davet görmezden gelinmemeli; katılım mümkün değilse durum ve mazeret gecikmeden arabulucuya bildirilip belgelendirilmelidir.

Dava sürerken arabuluculuk

Dava şartı, dava öncesinde yerine getirilen bir usul koşuludur. Bunun dışında taraflar, dava açıldıktan sonra da uyuşmazlık arabuluculuğa elverişliyse ihtiyari olarak arabuluculuğa başvurabilir.

Taraflar dava sırasında birlikte arabulucuya başvuracaklarını bildirirse mahkeme yargılamayı kanundaki sınırlar içinde erteleyebilir. Arabuluculuğa başvurulması, dava dosyasındaki bütün işlemleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mahkeme takvimi ve usul işlemleri takip edilmelidir.

Kurgusal örnek: Aynı işletmenin iki farklı uyuşmazlığı

Bu olay kurgusaldır. Gerçek kişi veya dosyaya dayanmaz.

Bir kafe işletmesi, eski çalışanının fazla çalışma ve kıdem tazminatı talepleriyle karşılaşır. Aynı hafta kahve makinesini satın aldığı şirketle de ayıplı teslimat tartışması yaşar.

Eski çalışanın işçi alacağı ve tazminatı talepleri, 7036 sayılı Kanun’daki şartlar çerçevesinde dava şartı arabuluculuğa tabidir.

Makine uyuşmazlığında ise tarafların şirket olması tek başına yeterli değildir. Uyuşmazlığın ticari dava niteliği ve ileri sürülecek talebin Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi kapsamında olup olmadığı incelenmelidir.

İki uyuşmazlıkta da arabuluculuk gündeme gelebilir; fakat hukuki dayanak, başvuru yeri, taraflar ve hesaplanacak talepler farklıdır.

Sık yapılan hatalar

“Dava şartı varsa anlaşmak da zorunludur”

Yanlış. Dava öncesi başvuru zorunludur; anlaşma iradidir.

“İki şirket arasındaki her dava arabuluculuğa tabidir”

Yanlış. Ticari dava ve talep türü ayrı incelenir.

“Bütün kira tahliyelerinde önce arabulucuya gidilir”

Eksik ve yanıltıcıdır. İlamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin kanuni istisna ve seçilen hukuki yol değerlendirilmelidir.

“Tüketici uyuşmazlığında tutar ne olursa olsun doğrudan arabulucuya gidilir”

Yanlış. Tüketici hakem heyeti parasal sınırları ve kanuni istisnalar kontrol edilmelidir.

“Başvuru bütün süreleri sonsuza kadar durdurur”

Yanlış. Kanun başlangıç ve bitiş noktası belirler; özel süreler ayrıca incelenir.

Dava şartı ön kontrol listesi

  • Açmayı düşündüğüm davanın talep türünü belirledim.
  • Uyuşmazlığın iş, ticaret, tüketici, kira veya başka özel alanla bağlantısını kontrol ettim.
  • Kanundaki istisnaları inceledim.
  • Tahkim veya başka zorunlu çözüm hükmü bulunup bulunmadığını kontrol ettim.
  • Yetkili arabuluculuk bürosunu belirledim.
  • Bütün tarafların doğru iletişim bilgilerini hazırladım.
  • İşleyen süreleri ve acil koruma ihtiyacını ayrıca değerlendirdim.
  • Taleplerimin tamamının başvuru formu ve son tutanak kapsamına girmesini kontrol edeceğim.
  • Daveti görmezden gelmenin güncel hukuki sonuçlarını biliyorum.
  • Anlaşmanın zorunlu olmadığını biliyorum.

Kısa sorular

Dava şartı yoksa yine de arabuluculuğa gidebilir miyim?

Uyuşmazlık arabuluculuğa elverişliyse evet. Bu durumda ihtiyari arabuluculuk yapılır.

Karşı taraf anlaşmak istemiyorsa başvuru yapmanın anlamı var mı?

Dava şartı varsa başvuru, dava açabilmek için usul koşuludur. Karşı tarafın anlaşmak istememesi bu koşulu ortadan kaldırmaz. İhtiyari süreçte ise karşı tarafın katılmaması görüşmenin yürütülmesini fiilen engelleyebilir.

Yanlış büroya başvurursam ne olur?

Dava şartı sisteminde yetki itirazı ve dosyanın yetkili büroya yönlendirilmesine ilişkin özel usul vardır. İtiraz süresi kısa olduğundan başvuru yeri ve ilk toplantı aşaması dikkatle izlenmelidir.

Son tutanağı kaybedersem dava açamaz mıyım?

Son tutanağın onaylı örneği ve dava dosyasına sunulma usulü bakımından arabulucu veya büroyla iletişim kurulabilir. Dava dilekçesine belge eklenmemesi ile hiç başvuru yapılmaması aynı durum değildir.

Mevzuat ve güncellik notu

Bu bölüm hazırlanırken 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 13, 18/A ve 18/B maddeleri; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi; Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesindeki güncel kapsam; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/A maddesi ve 7445 sayılı Kanun’un ilgili değişiklikleri kontrol edilmiştir. İlk toplantıya katılmamanın sonuçları bakımından Anayasa Mahkemesinin 18 Nisan 2024 tarihli, E.2023/160 ve K.2024/77 sayılı kararı nedeniyle eski açıklamalara dayanılmamıştır.

Son kontrol: 6 Ağustos 2026 Uyarı: Bu bölüm genel bilgilendirme amacı taşır; kişiye özgü hukuki danışmanlık değildir.